CİHAN's profileναzgєçтιм gözℓєяιη∂єη...PhotosBlogListsMore Tools Help

ναzgєçтιм gözℓєяιη∂єη...

Photo 1 of 83

                                                    

Image Hosted by ImageShack.us

Image Hosted by ImageShack.us

"YORUMLARINIZI VE ÖNERİLERİNİZİ BEKLİYORUM"

pijaa6nf3

Please wait...
Sorry, the comment you entered is too long. Please shorten it.
You didn't enter anything. Please try again.
Sorry, we can't add your comment right now. Please try again later.
To add a comment, you need permission from your parent. Ask for permission
Your parent has turned off comments.
Sorry, we can't delete your comment right now. Please try again later.
You've exceeded the maximum number of comments that can be left in one day. Please try again in 24 hours.
Your account has had the ability to leave comments disabled because our systems indicate that you may be spamming other users. If you believe that your account has been disabled in error please contact Windows Live support.
Complete the security check below to finish leaving your comment.
The characters you type in the security check must match the characters in the picture or audio.

 cengizhan 

NEDÜNDE GİZLİDİR NEDE YARINDA

SAKLI OLAN HİÇ BİR ŞEY YOK DUR BENİM İÇİN.

 

 

Ben miyim karanlıklar içinde , yoksa karanlık mı benim içimde ? Güneşi mi kaybettim yoksa güneş mi unuttu doğmayı ?

Gecenin sessizliği mi çınlayan kulağımdaki yoksa sensizliğin içindeki sessizlik mi çığlık çığlığa bağıran?Ben miyim çıldıran yoksa sensizlik mi beni benden alan?Kelimeler mi yetmiyor anlatmaya yoksa ben miyim sevgimi anlatamayan sana?

Her Lafa Verilecek Bir Cevabım Vardır Önce Lafa Bakarım Laf mı Diye Sonra Söyleyene Bakarım Adammı Diye

üç kuruşluk adama beş kuruşluk değer verirsen seni arda kalan iki kuruş için satar.....

NE ZAMAN Kİ, DENİZLER GÖL, GÖLLER DENİZ OLURSA, KAYALARDA NÜLİFER, AĞAÇLARDA GÜL BİTERSE, GÜNEŞ KARARIR, AY ÇİMENLER ÜSTÜNE DÜŞE

 
 
 
            
Oct. 6
CİHANwrote:
вєη ѕα∂є¢є вєη σℓмαмαℓıумışıм,şιм∂ι ѕαηкι вαηα вαктığıη∂α кєη∂ι нαуαтıη∂αη вιя αη уαкαℓαмαℓıѕıη.вιя нιкαує σℓмαℓı,ѕєν∂ιğιη нєякєѕ,нєяşєу σ αη вєη σℓмαℓıуıм...
ISSIZ ADAM
 
Dec. 23
Bir dilin bütün sözcüklerini kullansam seni tarif edemeyeceğimi biliyorum.
Ulaşılmaz oldun hep; dokunmak hissetmek ve dolu dolu yaşamak isterken seni
Payıma düşen her şeyi erteledim.
Ama erteleyemediğim bir şey vardı sana benziyordu.
Su olsan dokunduğumda bozulurdun bozulmayan bir ‘şey’din...

Gidilecek bir yer olsa sonu olurdu sonu olmayan bir ‘şey’din...
Uykuda görülecek bir rüya olsa uyanırdım beni rüyamdan uyandırmayacak bir ‘şey’din...
Simsiyah saçların olsun istiyorum ama bahtın değil...
O gün seni gözlerinden Anafatma’dan üç ırmağın birleştiği yerinden öpeyim desem aklına ırmaklar gelir.
Düşün ki yılan dağından aşağı iniyoruz ve dünyada sadece iki kişilik türkü kalmış onu söylüyoruz.
Öyle bir ‘şey’sin sen...
Seni düşündükçe yoruluyorum desem dünyanın en büyük yalanı olur.
Yalanım yok...

Bu günden yarına ne kalır bilmem ama sen kalırsın tıpkı yatağı değişmeyen bir ırmak gibi...
Yaşadıklarımız azdı zamana sığmadık yaşamak isterken her şeyi.
Bu gün şarkı söylüyorsam o gün şarkı değil şarkı gibi seni yaşamak isterim.
Halkıma benziyordun bir yanın göç bir yanın toprak kokuyordu hep.
Gezmediğim yerin kalmadı bazen yasaklandın bana bazen suç gibi boynumda taşıdım seni.

Yedi telli sazımla bile tam anlatamadım.
Sen bir uçurum gülüydün ellerimi her uzattığımda bin kırıkla geri döndüm.
Yasaların bile tanımlayamadığı bir ‘şey’din sen.
Haritalara sığmazdın her ülkede bir başka gülüyordun uzundun inceydin dokunduğumda nereli olduğumu seninle hatırlardım.
Bana hep kendimi hatırlatan bir ‘şey’sin sen...
Uzaksın yakınsın özlenensin ama bugün değil yarın gibi bir ‘şey’sin sen...

Bugün her şeyi değiştirmek için çabalarken sen değişmeyen olarak duruyorsun karşımda.
Kabul ediyorum.
Dünyaya bu kalsın ama sen bilme...
Dünyada kaç iklim kaç zulüm kaç ölüm var?
Bir seni bunların karşısına koymak nasıldır bilemezsin.
Bilme!..

Bugün her ölümle biraz ölürken seni düşündükçe hayata dönüyorum yeniden.
Gecenin en karanlık yerindeyim bir sigara ateşinin aydınlattığı kadar ışık bile olsan yine de istiyorum seni.
Sadece benim seni anladığım kimsenin unutmamak için defterine not düşmediği ama hayatımda hep bir dipnot olarak kalan kendi yasaklarım gibi unutmuyorum seni.
Dağları delmiyorum inmek istiyorum oralardan.
Hepiniz gibi aynada saçlarımı taramak
“günaydın” der gibi sokağa fırlamak ve şarkı söylemek istiyorum sana.
Adına aşk diyorlar gelecek diyorlar...
Bana yetmiyor.
 Her şarkımda sana bir adım daha yaklaşmak istiyorum.
Bir başka dilden seviyorum kırmızıdan daha uzundur...
Gelincikler gibi bir mevsim değil dört iklim köşe bucak kim ne derse desin geri dönecek yerim yok bir kentin ortasında
çığlık çığlığa bağırarak tek başına kalsam da yine seviyorum seni.
Bu bir suç duyurusudur kendimi ihbar ediyorum
YORGUN53 İLKER UZUN...
KURBAN BAYRAMINIZ KUTLU OLSUN...
Dec. 8

 
 
Çarmıh
Ç A R M I H
Bir vefasızın elindendi çektiklerim.
Unutturdu bana bütün bildiklerim.
Terketti beni gör sevdiklerim.
Bir şarkıyla sarhoş oldum yıkıldım.
Mazimi hatırladım, yüreğimden yakıldım.

Bir canda teselli aradım bulamadım.
Karadı umutlarım, kaderimden gülemedim.
Çok istedim bu yazıyı silemedim.
Bir şarkıyla sarhoş oldum yıkıldım.
Bu sevdadan canım yandı sıkldım.

Sakın unutma başkasın sevemezsin.
Yarınlarda neler olur bilemezsin.
Geçmişinden anıların silemezsin.
Bir şarkıyla sarhoş oldum yıkıldım.
Sevda çarmıhına ben seninle çakıldım.

ALİ UĞURLU

 

Ali Uğurlu

 
 
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
 

  (kuforsair@hotmail.com )  İletişim

Dec. 2
EYVALLAH SEVDİĞİM


Her gidişinde şiir yazdım yokluguna…
Yüzüne söyleyemeyip satırlara döktügüm sözler teselli etti beni.
Yoklugunda seni yaşamaya,hayallerinle yetinmeye öyle alışmış ki yüregim…
Varlıgın yetmiyor !
Hayallerimdeki ‘’Sevgili’’ sen degilsin !
Yıllardır içimde büyüttüğüm ‘’Aşkım’’ sen degilsin !
Yoklugundaki hayallerine aşıgım.Yılların sevgisini bir gecede bitirecek kadar gözü karayım artık ! …
Bu  kez  (ilk ve son kez..) ‘’Ben gidiyorum.!’’
Eyvallah Sevdigim …
‘’Beni yarı yolda mı bırakıyorsun ?’’ deme…Sus !
Duygu sömürüsü yapma !
Yetmedimi yıllardır sevgimi sömürdügün ???
Hiçbir gidişine ‘’Dur gitme’’ demedim…

Sus Sevgili ! ‘’Gitme’’ deme.
Gözümde büyüdüğün o yerinde kal….Düşme !!
Çocuksun anlamıyorsun diyordun ya.Belki çocuktum türlü oyunlarını fark etmiyor anlamıyordum.
Büyüttü ihanet(ler)in benide …
Masum çocugun gidiyor bu kez belki (ilk ve son kez…)
Eyvallah Sevdigim…
Seviyorum inkar etmem … Kaç yılın aşkını bir gecede silemem…
Belki bu kez sende seviyorsun :

Bakma güldügüme inanıyorum sevgine.Sadece şaka gibi geliyor …
Artık çocuk degiliz kandırmayalım birbirimizi.
Oyun degil yaşadıklarımız.
Oyuncak degil kalplerimiz !...
Uzatmayacağım veda cümlelerini…
Beceremem bilirsin …
Her defasında senin söyledigin gibi,,güzel bahanenle bitireyim bu aşkı …
‘’Gitmem gerekiyor üzülme’’ !!! …
Bu kez belki (ilk ve son kez)
Eyvallah Sevdigim…
Sözüm sözdür…Ben sen degilim ‘’Dönmeyecegim’’
YORGUN53 İLKER UZUN...
y1pYCEI_O7sDCdR8WJqRvVBTqqdTnyAnUoAVvim25Lb3lyyAUPwkj13VKEXOTQsda40r-l7Fi0Jyws
Nov. 24


  BIRAKTIĞIN YERDEYİM

Bir ateş düşerde yüreğine, ararsan beni sevdiğim
Bil ki yoruldum, gidemedim, uzaklarda değilim...
Yarım kalmış, çaresiz sevdaların, ilk acısında,
Oynanmış, kırılmış gönüllerin, son sancısında,
Gidene dökülen gözyaşının, her damlasında,
Sevmeye küsmüş yüreğinin, tam ortasında,
Yokluğunla beni başbaşa bıraktığın yerdeyim...

Issız, sessiz, kimsesiz, isimsiz bir yerdeyim,
Çaresiz, dertli, ümitsiz, sensiz divaneyim.
Yıkılmış, eskimiş, anılarla dolu bir viraneyim,
Gittin, ama unutma, hep o bıraktığın yerdeyim...

Kalbim kırık, umutlar tükenmiş, yıkılmış hayallerim,
Gönlüm yasta, gözler kurumuş, boş kalmış ellerim,
Sevgim hüsran, şarkılar hazin, mezar olmuş gecelerim,
Çabam nafile, esirin olmuşum, hâlâ bıraktığın yerdeyim...

Bir gün, ağır gelirde sevgin, yıkılırsa dünyan başına,
Her gün kırılırsa kalbin, kalırsan kimsesiz bir başına,
Çekip giderse senin gibi, acımadan, kıyma gözyaşına,
Yıkılma sen benim gibi, gel, hâlâ bıraktığın yerdeyim...

YORGUN53 İLKER UZUN...

Nov. 6
canwrote:
=========######==================
========##########================
======#############================
=====##############================
====#######=======###=============
====######=========##===##=======
====######==============###=====
====#####==============######===
====#####=============#######====
====#####============#######======
====#####==============######=======
====#####===============######======
====######==============###==##=====
=====######========#====##=========
======#######====###==============
========############===============
=========##########==================
===========######======================
 
EĞİL KULAK VER CEDDİNE TÜRKE KEFEN GİYDİRMEK HANGİ İTİN HADDİNE VATANIMIZI BÖLMEK İSTEYEN O İTLERE İNAT
VERDİĞİMİZ 15 ŞEHİDİN RUHU İÇİN BU MESAJI HERKESE ULAŞTIR SONUNDA BU MESAJ O İTLERE ULAŞACAKTIR.
'' ŞEHİTLER ÖLMEZ VATAN BÖLÜNMEZ, VATANSIZLARA İNAT VATAN SAĞOLSUN ''
Oct. 6
Sept. 27
selam sayfanız güzel olmuş olgun düşünen insanları severim elinize sağlık
Sept. 14
CİHANwrote:
Yorumlarınız için Teşekkür Ederim Arkadaşlar...(Altan Bey her zaman başımızın üzerinde yeriniz var...)
July 14
merhabalar spaces cok güzel olmus  cok duygulu seyler oldugundan ve gercekcı konulara deyındıgınız ıcın tesekur ederımm bundan sonra benı buradan kova na kadr bende buradayımm herkeze slm olsunn
July 13
Merhabalar. Davetimi kabul ettiğiniz için size çok teşekkür ederim. Bu arada alanınız çok hoş ve güzel olmuş. Ellerinize ve yüreğinize sağlık. Saygılarımla...
 
July 13
aşkı seven gönül aşktan usanmaz,
bir gönülden bir gönüle koşar yorulmaz,
bu da benimdir deyip uslanmaz,

gönül aşkı sever,
aşığını değil...
July 11
NESRİNwrote:
merhaba ben antalya'dan nesrin.space alanını çok beğendim.her şey çok mükemmel olmuş.yüreğine ve ellerine sağlık..
July 9

Video

 

Video

 

Video

 
İlgili aramalar: müzik - geri dön... -  geri -   dön -  ayrılık

Video

 

Video

 
İlgili aramalar: amatör - unutma beni -  betül demir -   unutma beni -   fox tv -   dizi -   fragman -   özlemek -   unutma -   o -  

Video

 
İlgili aramalar: müzik - unutama beni -  unutama -   beni -  unutma -  esmeray -   aşk -  sevgi -  ayrılık -  seni -  

Video

 
0130lgili aramalar: m� ozan_arkada015F -  ozan -  arkadas

Video

 

Video

 

Video

 
Bülent Serttaş Yalancısın Klibi
April 06

VAZGEÇTİM GÖZLERİNDEN,VAZGEÇTİM SENDEN...

ARTIK ÇIK HAYATIMDAN KÖKSAL!...DAHA ALACAĞIN NE KALDI BENDEN?...
YORULDUM....
GÖRÜNEN O Kİ SEN BENDEN VAZGEÇMİŞSİN PEKİ İSTEDİĞİN GİBİ OLSUN BENDE SENDEN VAZGEÇTİM ARTIK....
bana söylediğin yalanlar yanına kalmayacak bunu unutma...
(AYTENLE MUTLULUKLAR TABİ MUTLU OLABİLİRSEN)
 

ama alev alev de yanmıyor
ayrılık zor ama beraberken de olmuyor
yazılmışsa bir kez ilahi kalemle kaderimiz
hiç bir kalem kaderi silip baştan yazmıyorrr

 

 
 

August 15

BENİMSİN-ALCAK-YAR GİTME(AŞKIM SÖYLÜYOR)

  

BOŞA MECNUN OLUP LEYLA ARAMA DİZGİNLE AŞKINI ÇÖL ŞİMARMASIN SEVDA LEHÇESİNDE ÇOK SÖZ VAR AMMA BEYHUDE KONUŞKİ DİL ŞİMARMASIN

 

 

  Sen sevgimin soguk hakikati sen bir yilanin uykudaki hali sen tertemiz kalbimin kirli SAHIBI SEN SEN OYLESINE ALCAKSINKI ALCAK ALCAK...BIRAKIP KACMAK SANA YAKISIR ANCAK...

 

 

Sarıl bana can bırakma beni
Üzme seven bu yüreğimi
Ne olur bu aşkımızı, öldürmeyelimSarıl bana can bırakma beni
Üzme seven bu yüreğimi,
“Yazık günah” denir buna, bitirmeyelim.

Söyle, bunu sen nasıl yaparsın
Bütün hayallerimi nasıl yıkarsın
Öyle güzel günler yaşamıştık bunları sen unutamazsın.
Ben sana çok mu geldim yoksa bir hata mı ettim?
Ne olursun sevgilim bu aşkımızı öldürmeyelim

Sen mutlu edebilmek için, Göz bebeğim gibi sevdim
Senden bugüne kadar hiç birşey istemedim ama ilk defa birley istiyorum

Yar gitme, ben sensiz yaşayammam
Yar gitme, göz bebeğimsin, dayananam
Dur gitme, seviyorum, unutmam
Yar gitme, içimdesin atamam
Canım aşkım bitanem herşeyim seni çok seviyorum
Sen olmazsan ben ne yaparım, ben sensiz yaşamam ki
Bak, bak; daha gitmeden yıkıldı dünyam
Sevenlere hep kıyarlar, kıyıpta acımazlar,
Ne olur sen de onlardan olma  Sarıl bana Canım!

Sen gidersen yaşayamam
Seniz hayatta olamam
Bak gitmeden yıkıldı dünyam

Sevenlere hep kıyarlar, kıyıpta acımazlar,
Ne olur sen de onlardan olma
Beni yalnız bırakma....

GİTMEEEEEEEEE.............

ESKİ MAZİLER KARMASI

SEN BUNU BİLMEYECEKSİN

Mektubuma, edebiyatın son derece kalıplaşmış kelimeleri olan nasılsın iyi misin? Gibi klasikleşmiş sözcüklerle değil de; seni sevdiğimi seni çok çok özlediğimi söyleyerek başlamak istiyorum.
Bir insanın yaşayacağı en zor duyguları yaşıyorum belki de...
Sana karşı duymuş olduğum özlem, uzun zamandır rüyalarımı süsleyecek kadar güzel olmasına rağmen en büyük eksikliği içime yediremedim. Bazen düşünüyorum da; her şey eskisi gibi olur mu diye? Ama bazen de bunun çok zor olabileceği düşünüyorum. Çaresiz, çok rahatsız bir hastanın beklediği küçücük bir ümit vardır ya, benim ümidimde belki o kadar ama bu ümit benim yüzümde en azından bir tebessüm bırakabiliyor. Aklıma her geldiğinde özellikle geceler. Sabaha kadar düşünüyorum. Her şey nasıl olmalıydı diye kendi kendime. En azından böyle olmamalıydı bence.
Aslında sen de haklıydın. Sonsuz bir türlü sabah olmayan gecelerde sana hak verdi zaten. Ne yapacağımı bilmediğim, yapa-yalnız geçirdiğim, bir türlü kimseye açılıp söyleyemediğim çaresizlik içinde akan bu gözyaşlarım senin içindi.
Seninle ilk tanıştığım günler, seninle sohbet etmek için can atardım. Her an aklımdaydın. Tek düşündüğüm kişi sendin. İçimde bir korku olmasına rağmen. Bu da ayrılıktı. Evde dışar da aklım hep sendeydi. Bu da bana mutluluk veriyordu ne yapabilirdim ki. Hala bu kadar uzun zaman geçmesine rağmen sana ait hiç bir şeyi unutmadım. Unutamadım. Hatırlar mısın? Bir kez sen de bana unut diye akıl vermiştin. Unutmanın bu kadar zor olabileceğini öğrendim. Unutmak kelimesini o kadar çok özlemişim ki keşke unutabilsem o kadar çok denedim ki. Seni hatırlatacak bir şey karşıma çıkıyor yine. Yalnız kaldığım zaman bir tek şey seni düşünüyorum. Ne olabilir ki... Bu duygunun nasıl bir şey olduğunu tahmin bile edemezsin.
Belki de ilk defa böyle duygular içindeyim. Kendimi çok yalnız hissediyorum. Hayatımda ilk defa bu kadar derin duygular içinden hareket ederek birisine açılıyorum. Bunun zor yanı da duygularımı paylaştığım kişinin sevdiğim kişi olması. Belki de en zor dakikalarımı yaşıyorum şu anda. Şimdiye kadar duygularımdan kimseye bahsetmemiştim çünkü...
Serin bir gecede, Yaşarın romantik şarkılarının eşliğinde şu yazıyı yazmak o kadar çok zor geliyor ki. Hiç gözyaşların benimkilerle yaşadı mı? Benim gözyaşlarım hiç yalnız kalmadı biliyor musun? Hep gözyaşlarıma eşlik ederdim. Hiçte soramazdım gözyaşlarıma neden ağlıyorsunuz diye? Korkardım... İçimde sakladığım bir tek dileğimde mutluluğundu. Gözyaşlarımın ardından hep mutlu olmanı dilerdim yıldızlardan.
Zaman öyle acımasız ki, beni dinleyen birini bulmuş iken yine çabuk olmamı istiyor. Zaman... Hep acımasızdı zaten...
Son cümlelerimi yazarken benim için çok kutsal olan aşkım kelimesini o kadar çok söylemeyi istedim ki... Bunu anlata bilmek mümkün değil. Benim yazacaklarımın hepsi bu kadar. Umarım ki mutlusundur ve her şey gönlünce olur. Kendine iyi bak...

 SENİ UNUTMAK KOLAY OLSAYDI KEŞKE....

YAZAN: NURŞEN (UNUTULMASI İMKÂNSIZ BİR MAZİYE)

  08.02.2008

 

     MAZİLER 1 (08.08.2008)

 

Sevgilim sana nasıl söyleyeceğim, nasıl yazacağım.. Kelimelerim yetersiz, kalemim tutuk. Sana öyle hasretim ki bütün sözler ifadesiz. Senden önce yaşamamışım, senden önce ben ben değilmişim. Sen gittiğinden beri yine kendimde değilim. Seninle yaşadıklarım yetmiyor, anılar kalbimin acısını dindirmiyor. Ayrılık kapıyı çaldı, seni benden aldı. Artık içeri hiç kimse giremiyor.

Sevemiyorum kimseyi, gözlerim senden başkasını görmüyor. Ellerim senden başkasına gitmiyor. Dudaklarım senden başkasını öpmüyor. Geceleri bir yorgan gibi çekip üstüme, karanlığı örtüyorum. Uzak yıldızların ışığı bile bu karanlığı delip geçmiyor. Yıldız yok, ay yok, bulut yok. Umut yok sevgilim. Umutsuz yaşanmıyor.

Sokağa çıksam attığım adımlar boşlukta geziniyor, yağmurlar yağsa damlalar bana seni söylüyor. Çiçeklerin boynu bükük, güneş bitmiş. Dünya benden hesap soruyor. Bu ceza çok ağır sevgilim, bana reva gördüğün bu ceza çekilir gibi değil. Yüreğim sökülüyor.

Hatamı biliyorum, yanlışın farkındayım. Senden özür dileyecek yüzüm yok. İstersen kapının eşiğinde küçük bir taş olayım itip kaktığın, yeter ki uzaklara fırlatıp atma beni. Pencerende bir kuş olayım, elinin tersiyle uçurma beni. İnce parmaklarında solgun bir çiçek olayım, buruşturup kırma beni…

Susup gittin, çekip gittin. Bir namlunun ucuna kurşunu sürüp gittin. .Ama öyle kaskatı öyle ağır ki ruhum, can damarım kesilse bir damla kanım akmaz. Gözlerim ufka dikili, bir küçük kızıl ışık bekliyorum senden. Bir aydınlık teli. Bir umut… Affeder misin beni?

 

 

   MAZİLER 2 (21.09.2008)

 

İLK VE SON AŞKIMA

Hiç inanmamıştım aşkım, hem de hiçbir zaman inanmamıştım. Beni kendime düşman edip kalbimin bir yarsını söküp alıp gideceğine... Benden başka herkes biliyordu oysa senin günün birinde beni yarı yolda bırakıp gideceğini. Şu kahrolası dünyada bir ben vardım zaten sana inanan, güvenen, seven ve her zaman her şartta destek olan. Ama sen sana inanmayanları haklı çıkardın ve beni terk ettin.

Seninle birlikte kurduğum dünyayı yerle bir edip gitmene ne sebep oldu bilmiyorum. Ben yalnızca sana âşık değildim sen benim en iyi dostumdun. Neler yapacaksam danışırdık birbirimize, hayatımızı paylaşırdık. Ağlamaktan korkmazdım. Biliyordum ki ağladığımda sen yanımda olup gözyaşlarımı silerdin. Artık ağlamıyorum bile. Seninle ilgili her hatıra acıtıyor yüreğimi. . Nefes alamıyorum. . . Gökhan Özen’i dinlemiyorum. Bütün resimlerimizi kaldırdım. Kimsenin senin hakkında konuşmasına izin vermiyorum.. Hayatta en nefret ettiğin şeyi yapıyorum yani. Artık uzun yıllar yaşamanın pek anlamı yok öyle değil mi? Ne için yaşayacağım ki!

Seninle birlikte hayallerimi de kaybettim ben. Tek katlı bahçeli ve bahçesinde köpekleri olan bir evim olmayacak artık. Sana sürpriz yapacaktım, yatak odamızın duvarlarını en güzel fotoğraflarımızla süsleyecektim. Bütün hayallerime evime çocuklarımıza, mutlu geleceğimize emin olduğum geleceğimize veda etmek kolay mı olacak sanıyorsun. Seni aramıyorum diye, bu kez peşinden gelmedim diye unuttuğumu zannetme. Her zamankinden daha çok seviyorum seni. Şu an şu saniye uğrunda ölebilecek kadar çok seviyorum. Öfkem de aşkımda dinmek bilmiyor.

Senden sonra ben nasıl yaşarım bilmiyorum, ama senin hep mutlu olmanı isterim. Birlikte geçirdiğimiz yıllar içinde seninle yaşadığım her an özeldi, her anı doyasıya yaşadım. Beni çok mutlu ettin. Zaman içinde kızgınlığım geçince seni hep o güzel günlerimizdeki hatıralarla anacağım. Yıllar sonra ben eğer aklına gelirsem bil ki pencerenin önünde en sevdiğin şarkıyı mırıldanıyorumdur yıldızlara “ Sana yine Muhtacım..

 

MAZİLER 3 (26.10.2008)

 

 

Sen gittin.. Bir zifiri karanlık, bir zindan yalnızlığı, ağır bir boşluk bıraktın geride. Gittin ve dönmeyeceksin bir daha. Haklısın gidişinde, bu aşkı bitirmekte haklısın. Tek söz söyleyemedim. Yüzüne bakamadım. Karşında ağlamadım. Eridim, tükendim, bittim. Sonsuzlukta bir insan nasıl olur.. Sesi soluğu nasıl duyulur?

Elveda aşkım.. Elveda sevgilim. Sen kendini hiç böyle gereksiz, böyle değersiz, böyle yapayalnız hissettin mi? Ayrılık ölüm kadar acı ve soğuk. Aynalara bakıyorum. Aynada gördüğüm ben değilim. Gözlerim cehennem ateşi.. Dudaklarım mühürlenmiş. Ellerim titriyor. Yüreğim kızgın demirlerle dağlandı. Yokluğunun bedeli çok ağır sevgilim.

Sevinçlerim, hayallerim, umutlarım, renkli dünyam elveda.. Elveda yaşamak.. Yaşamın anlamı elveda. Kimse farkında değil yokluğunun. Sensiz ne hallerde olduğumu kimse bilmiyor. Anlamıyor yitip giden bir aşkın kederini.

Düne kadar en yücesini yaşadım mutluluğun, ayaklarımın altından kayıp gidiyordu toprak, denizlerin ovaların üstünde uçuyordum. Güneş kadar yakındı bana aşk. Güneş kadar sıcak ve parlak. Bıraktın birdenbire, kanatlarım kesildi. Hızla çakıldım yere, boşluğun içindeyim, şimdi hiçbir şeyim. Oysa dünyanın en zenginiydim. Bütün çiçekler bizim için açardı, bizim için ballanırdı meyveler, ekinler bizim için bereketli, sular bizim için çağlardı. Şimdi toz duman içinde kızgın bir çöldeyim. Yönümü yolumu şaşırdım. Sam rüzgârlarına bıraktım gövdemi, sürüklenmekteyim.

Sen bensiz nasılsın, bilmiyorum. Rahat mısın, mutlu musun, bu kadar çabuk beni unutur musun?.. Nasıl birden mazi olursun?

Düne kadar gözlerinden aşkı içtiğim, dudaklarında yüreğimi erittiğim, uğruna bıçaklar çekip dünyaya meydan okuduğum ey sevgili nerdesin? Kimlesin?.. kimlerlesin?.. Kimlerle oynaşır gönül eğlersin? Ben burada, terk edip gittiğin yerdeyim.

Elveda aşkım.. Elveda bir tanem.. Elveda sevgilim! Elveda sana...

 

 

 MAZİLER 4 (15.11.2008)

 

ŞİMDİ NE YAPIYORSUN?

                                                                      

Bir gün daha geçti sensiz.
Ben yine aynı bilgisayar başında, radyomun sesini az açmış zamanımı ve işimi bitirmeye çalışıyorum.
Öyle hasretim ki yıldızlar altında seninle oturmaya, Deniz kenarında oturup martıları izlemeye.
Hatırlarımsın İzmit’in sıcak günlerinde yüzümüzü okşarcasına esen rüzgâra doğru bir bankta otururduk, Ben başımı omzuna yaslar denizin ve sonsuz maviliğin birleştiği noktaya dalardım, Sende usulca saçlarımı okşar esen yelin o büyüleyici serinliğine kendini bırakırdın.
Şimdi binlerce kilometre uzaktayız, Bazen mesafelere isyan edesim geliyor çünkü en ihtiyacım olduğu an sana, yalnızlığım yanımda oluyor.
Yalnızlığım sarıyor senin yerine beni,
Yalnızlığım paylaşıyor tüm dertlerimi,
Yalnızlığıma haykırıyorum deli gibi sevdiğimi...

ahh yanımda olsan,
Deli gibi sarılsam sana, öyle hasretim ki...
Elimi kalbime koyduğum her an seni yanımda bulacakmış gibi oluyorum.
Sessizce adını fısıldıyorum Gözlerimi kapayarak. Sıcaklığın sarıyor dört bir yanımı.
Buz gibi odam birden sıcacık bir mekâna dönüşüyor.
Özlüyorum hayatım. Sensizlik çok zor, üşüyorum...

Yazıyorum şuan hissettiklerimi, yazmaya çalışmak kar etmiyor çünkü inan hissettiklerimi yazmaya kelimeler yetmiyor. Meğer ne kifayetsizmiş sözcükler aşkın yanında, Gözlerine bir kere bakmam bir romanı yazmama yeter.
Hiç bir şey yerini tutmuyor senin.
Soğuk klavyemin tıngırtıları beynimi kemiriyor adeta, Yoksun sevdiğim yoksun işte...
Müziğin her notasında sen varsın sanki
Bak ne diyor şarkıda, Onur Akın

"Geceyi sana yazdım sızımı sana
Tutundum güzel sesine tenine tutundum...
Yanarım sana....

Sensizim sana koştum iklimler boyu
Uykular yanan liman uykular haram
bir vapur geçer dalgasında savrulan ben
dön yürek yurduma evine dön
...
Yanarım sana...”

Bir gece daha geçti en insafsızından, ayrı kalmak ne zormuş be cancağızım.

Yetmiyor yazmak hasretimi gidermeye
Yetmiyor hiçbir şey senin özlemini gidermeye.
Anladım ben sensizken yarım kalmış bir roman gibi anlamsızım.
Unutma sevdiğim,
ne kadar uzakta olursam olayım yine sendeyim.
Bir gün uzaklarda yakın olur, önemli olan YÜREKLER BİR OLSUN

 

zıyor…                      

      MAZİLER 5 (30.12.2008)


Her güne seni düşünerek başlıyorum, seni düşünerek bitiriyorum… Beni nasıl bir eziyetle baş başa bıraktığını bir bilsen. Seni göremeyeceğimi bilerek uyanmak…
Ne kadar çok lanet ettim seni tanıdığım güne, hani şu her ay kutladığımız o özel gün. Yanlış anlama sakın, lanet etmem sana değil, sadece bu kadar üzüleceğimi bilsem o bir sürü güzel günü feda edip seni hiç tanımamış olmayı tercih ederdim… Senle ne kadar mutlu olduğumu, kokunu duyarak omzunda yattığım anki hislerimi unutmam kaç yılımı alacak kim bilir…

Söylesene sen nasıl becerdin? Bir kere olsun yardım et bana, beni nasıl bir günde unuttuğunu söyle, sabahları ettim düşünerek ben… Kaç gecemi tükettim, uyandım uyandım, nerede hata yaptığımı düşündüm… Bir kez sormadın bile… Bu kadar kolay mı bir insanın hayatından çıkmak, evden, marketten çıkar gibi, eyvallah deyip gitmek…
''Unutursun, unutursun'' diyen sesin kulağımdan hiç gitmedi aylardır… O dudaklardan mı döküldü bu kelimeler…
Bütün inançlarımı, bu güne kadar 'doğru' bildiğim, beni ben yapan değerlerimi sarstın… Ben de ben değilim artık… Öyle büyük bir acı ki bu, şu an bir başkasıyla koyun koyuna uyuduğunu bilmek, artık sen bile deva olamazsın derdime… Kanadı kırık kuşlar bile gülerler şu halime… Umarım bir gün anlarsın…

 

Onu bunu bırak, çatlıyorum meraktan, gerçekten, ne yapıyorsun, benim gibi düşünüyor musun? Aklından geçiyor muyum, arada bir de olsa, dünyada en çok bunu merak ediyorum... Yok huzursuz olma, mutsuz değilim, ama yalnızca bilmek istedim, seni ve neler yaptığını... Eski sevgilim, beni hatırla, uzaktan da olsa bir merhaba yolla. ..

 

Rüyalarımda seni görüyorum ısrarla. Ne kadar acı verse de ne kadar uzaklaştırsa da beni mutluluktan kovamıyorum seni rüyalarımdan bile. Benim ol istiyorum, her şeyinle, yo sadece kalbinle benim ol istiyorum, beni sev istiyorum, benim seni sevdiğim kadar olmasa bile sev, sevebileceğin kadar. Dene istiyorum sevmeyi, tanımayı dene. Ama saçma şimdi böyle bir liste yapmak. Kaybedilenin arkasından yas tutmak gerekir bense gelecek planları yapıyorum. Yanlış yapıyorum, yanlışı yaratıyorum hatta.

 

 

 

July 28

VAZGEÇEMEM!..

 

Yelken aç diyorsunuz yeni denizlere
Âşık ol diyorsunuz yeni birisine.
Unut diyorsunuz o zalimi
Unutmak kolay olsaydı keşke…

Yaşamayan bilemez aşkı;
Acı çekmeyen anlayamaz acı çekeni.
Sevmeyen sevgi nedir bilemez.
Söylemeyin bana unut diye o zalimi…

Unutmak için sevmedim o zalimi
Gidecek bir gün diye hiç düşünmeden sevdim.
Gitti ardına bile bakmadan
O beni değil ben onu sevdim.

Unut demeyin o zalimi
Çünkü!
Ben o zalim değilim
Unutamam o zalimi…

Sabriye Gizem YALÇIN( www.gitmedesem.com)

Bağlanmayacaksın!

Bağlanmayacaksın bir şeye, öyle körü körüne.
"O olmazsa yaşayamam." demeyeceksin.
Demeyeceksin işte.
Yaşarsın çünkü.
Öyle beylik laflar etmeye gerek yok ki.
Çok sevmeyeceksin mesela. O daha az severse kırılırsın.

Ve zaten genellikle o daha az sever seni,
Senin onu sevdiğinden.
Çok sevmezsen, çok acımazsın.
Çok sahiplenmeyince, çok ait de olmazsın hem.
Hatta elini ayağını bile çok sahiplenmeyeceksin.
Senin değillermiş gibi davranacaksın.
Hem hiçbir şeyin olmazsa, kaybetmekten de
korkmazsın.
Onlarsız da yaşayabilirmişsin gibi davranacaksın.
Çok eşyan olmayacak mesela evinde.
Paldır küldür yürüyebileceksin.
İlle de bir şeyleri sahipleneceksen,
Çatıların gökyüzüyle birleştiği yerleri sahipleneceksin.
Gökyüzünü sahipleneceksin,
Güneşi, ayı, yıldızları...
Mesela kuzey yıldızı, senin yıldızın olacak.
"O benim." diyeceksin.
Mutlaka sana ait olmasın istiyorsan birşeylerin...
Mesela gökkuşağı senin olacak.
İlle de bir şeye ait olacaksan, renklere ait
olacaksın.
Mesela turuncuya, yada pembeye.
Ya da cennete ait olacaksın.
Çok sahiplenmeden, Çok ait olmadan yaşayacaksın.
Hem her an avuçlarından kayıp gidecekmiş gibi, Hem
de hep senin kalacakmış gibi hayat.
İlişik yaşayacaksın. Ucundan tutarak...

CAN YUCEL

July 08

Ölümsüz bir aşk hikayesi..

Tags

Bir otobüs durağında karşılaşmışlardı ilk kez...

Biri tıpta okuyordu, öbürü mimarlıkta. O ilk karşılaşmadan sonra, bir kere, bir kere, bir kere daha karşılaşabilmek için, hep aynı saatte, aynı duraktan, aynı otobüse bindiler. Gençtiler, çok genç... Birbirileriyle konuşacak cesareti bulmaları biraz zaman aldı ama sonunda başardılar. İkisi de her sabah otobüse bindikleri semtte oturmuyorlardı aslında. Delikanlı arkadaşında kaldığı için o duraktan binmişti otobüse, kız ise ablasında… Sırf birbirilerini görebilmek için, her sabah erkenden evlerinden çıkıp, şehrin öbür ucundaki o durağa, onların durağına geldiklerini, gülerek itiraf ettiler bir süre sonra...

Okullarını bitirince hemen evlendiler. Mutluydular hem de çok mutlu... Bazen işsiz, bazen parasız kaldılar ama öylesine sıkı kenetlenmişti ki yürekleri ve elleri hiçbir şeyi umursamadılar. Ayın sonunu zor getirdikleri günlerde de ünlü bir doktor ve ünlü bir mimar olduklarında da hep mutluydular. Zaman aşımına uğrayan, alışkanlıklara yenik düşen, banka hesabında para kalmadığı için ya da tam tersine o hesabı daha da kabarık hale getirmek uğuruna bitip-tükeniveren sevgilerden değildi onlarınki... Günler günleri, yıllar yılları kovaladıkça sevgileri de büyüdü, büyüdü... Tek eksikleri çocuklarının olmamasıydı. Zorlu bir tedavi sürecine rağmen çocuk sahibi olmayınca, bütün mutlulukların bizim olmasını beklemek, bencillik olur! Diyerek devam ettiler hayatlarına. Çocuk yerine, sevgilerini büyüttüler... Senin için ölürüm derdi kadın, sımsıkı sarılıp adama? Hayır, ben senin için ölürüm diye yanıt verirdi hep...

Bazen eve geldiğinde, aynanın üzerinde bir not görürdü kadın, bir tanem, kütüphanenin ikinci rafına bak kütüphanenin ikinci rafında başka bir not olurdu, mutfaktaki masanın üzerine bak ve seni çok sevdiğimi sakın unutma? Mutfaktaki masadan, salondaki dolaba sevgi dolu notları okuya okuya koşturan kadın, sonunda kimi zaman bir demet çiçek, kimi zaman en sevdiği çikolatalar, kimi zaman da pahalı armağanlarla karşılaşırdı... Aldığı hediyenin ne olduğu önemli değildi zaten, hayat ne kadar hızlı akarsa aksın, işleri ne kadar yoğun olursa olsun hep birbirlerine ayıracak zaman buluyorlardı bulmasına ama kırklı yaşların ortalarına geldiklerinde, daha az çalışmaya karar verdiler. Adam, hastaneden ayrıldı ve muayenehanesinde hasta kabul etmeye başladı. Kadın da mimarlık bürosunu kapadı ve sadece özel projelerde görev aldı. Artık daha fazla beraber olabiliyorlardı. Bir gün sahilde dolaşırken, harap durumda bir ev gördü kadın, üzerinde satılık? Levhası asılı olan? Ne dersin, bu evi alalım mı dedi adama? Bu viraneyi yıktırır, harika bir ev yaparız. Projeyi kafamda çizdim bile. Kocaman terası olan, martıları kahvaltıya davet edeceğimiz bir deniz evi yapalım burayı… Sen istersin de ben hiç hayır diyebilirmiyim? Diye yanıt verdi adam. Amerika’daki tıp kongresinden döner dönmez ararım emlakçiyi. Kaç para olursa olsun, burası bizimdir artık?

Sadece bir hafta ayrı kalacaklarını bildikleri halde, ayrılmaları zor oldu adam Amerika’ya giderken. Her gün, her saat konuştular telefonla. Gözyaşları içinde kucaklaştılar havaalanında. Fakat birkaç gün sonra, kocasında bir tuhaflık olduğunu fark etti kadın. Eskisi kadar mutlu görünmüyor, konuşmaktan kaçınıyordu. Onu neşelendirmek için, sahildeki evi hatırlattı ve çizdiği projeyi verdi kadın ama hiç beklemediği bir cevap aldı. Canım, o ev bizim bütçemizi aşıyor. Sen en iyisi o evi unut? Mutsuzluk, mutluluğun tadına alışmış insanlara daha da acı, daha da çekilmez gelir. Kadın, hiç sevmedi bu beklenmedik misafiri. Derdini söylemesi için yalvardı adama, senin için ölürüm, biliyorsun, ne olur anlat diye dil döktü boş yere... Yıllardır sevdiği adam, duyarsız ve sevgisiz biriyle yer değiştirmişti sanki. Ona ulaşmaya çalıştıkça, beton duvarlara çarpıyordu kadın, her çarpmada daha fazla kanıyordu yüreği...

Bir gün, çocukluğunun, gençliğinin ve bütün hayatının birlikte geçtiği arkadaşına dert yanarken, artık dayanamıyorum, sana söylemek zorundayım! Diye sözünü kesti arkadaşı. O, seni aldatıyor. İş yerimin tam karşısındaki restoranda genç bir kadınla yemek yiyiyor her öğlen. Sonra sarmaş dolaş biniyorlar arabaya... Sus, sus çabuk, duymak istemiyorum bu yalanları diye bağırdı kadın. Onca yıllık arkadaşını, kendisini kıskanmakla suçladı... Ertesi gün, öğle vakti o restoranın hemen karşısında bir köşeye sindi sessizce ve peri masallarının sadece masal olduğunu anladı... Kocasının eskiden aynı hastanede çalıştığı genç çocuk doktorunu tanıdı hemen. Bazen evlerinde ağırladıkları kadına nasıl sarıldığını gördü adamın...

Akşam kocası eve gelir gelmez, bazen bağırıp, bazen ağlayarak, bazen ona sımsıkı sarılıp bazen de yumruklayarak haykırdı suratına her şeyi. İnkâr etmedi adam. Zamanla duyguların değişebildiği, insanların orta yaşa geldiklerinde farklılık aradığı gibi bir şeyler geveledi ağzında ve bavulunu alıp gitti evden. Kapıdan çıkarken, son bir kez kucaklamak isterim seni diyecek oldu ama kadın, defol dedi nefretle...

İlk celsede boşandılar... Modern bir aşk hikâyesinin böyle son bulmasına kimse inanamadı. Arkadaşlarının desteğiyle ayakta kalmaya çalıştı kadın. Adamın, sevgilisiyle birlikte Amerika’ya yerleştiğini öğrendi. Bazen yalnız kaldığında, onu hala sevdiğini hissedince, ağlama nöbetleri geçiriyor, aşkın yerini, en az onun kadar yoğun bir duygu olan nefretin alması için dua ediyordu.

Aradan bir yıl geçti... Her şeyin ilacı olduğu söylenen zaman bile, kadının derdine çare olamamıştı. Bir sabah, ısrarla çalan zilin sesiyle uyandı. Kapıyı açtığında, karşısında o kadını gördü. Sen, buraya ne yüzle geliyorsun diye bağırmak istedi ama sesi çıkmadı. Lütfen, içeri girmeme izin ver, mutlaka konuşmamız gerekiyor! dedi genç kadın. Kanepeye ilişti ve zor duyulan bir sesle konuşmaya başladı. Hiçbir şey göründüğü gibi değil aslında. Çok üzgünüm ama o bir saat önce öldü. Geçen yıl Amerika’daki kongre sırasında öğrendi hastalığını ve yaklaşık bir senelik ömrü kaldığını. Buna dayanamayacağını, hep söylediğin gibi onunla birlikte ölmek isteyeceğini biliyordu. Seni kendinden uzaklaştırmak için, benden sevgilisi rolünü oynamamı istedi. Ailesine de haber vermedi. Birlikte Amerika’ya yerleştiğimiz yalanını yaydı. Oysa ilk karşılaştığınız otobüs durağının karşısında bir ev tutmuştu. Tedavi görüyor ve kurtulacağına inanıyordu ama olmadı. Gece fenalaşmış, bakıcısı beni aradı, son anda yetiştim. Sana bu kutuyu vermemi istedi...

Gözlerinden akan yaşları durduramayacağını biliyordu kadın. Hemen oracıkta ölmek istiyordu. Eline tutuşturulan kutuyu açmayı neden sonra akıl edebildi. İtinayla katlanmış bir sürü kâğıt duruyordu kutuda. İlk kâğıtta, Lütfen bütün notları sırayla oku bir tanem? Diyordu... Sırayla okudu;

Seni çok sevdim.

Seni sevmekten hiç vazgeçmedim.

Senin için ölürüm derdin hep, doğru söylediğini bilirdim.

Fakat benim için ölmeni istemedim.

Şimdi bana söz vermeni istiyorum.

Benim için yaşayacaksın, anlaştık mı?

Son kâğıdı eline alırken, kutuda bir anahtar olduğunu gördü kadın...

Ve son kâğıtta şunlar yazılıydı:

Sahildeki evimizi senin çizdiğin projeye göre yaptırdım. Kocaman terasta martılarla kahvaltı ederken, ben hep seni izliyor olacağım...

Git Derken Özledim Seni..

 

Ayrılık yüreğimi karıncalandırıyor nicedir...
Beynimi uyuşturuyor özlemin...

Çok sık birlikte olamasak bile benimle olduğunu bilmenin bunca yıl içimi nasıl ısıttığını yeni yeni anlıyorum.

Yokluğun, hatırlandıkça yüreğime saplanan bir sızı olmaktan çıkıp mütemadi bir boşluğa dönüşüyor.

Sabahlara seni okşayarak başlamaları akşamları, her işi bir kenara koyup seninle başbaşa karşılamaları özlüyorum; oynaşmalarımızı, hırlaşmalarımızı, yürüyüşlerimizi, sevimli haşarılığını, çocuksu küskünlüğünü...

Nasıl da serttin başkalarına karşı beni savunurken; ve ne yumuşak, bir çift kısık gözle kendini ellerimin okşayışına bırakırken... ya da kolyeni çözdüğümde kollarıma atlarken...

Hasta olduğunda, o korkunç kriz gecelerinde günler, geceler boyu nöbet tuttuk başında... O şen kahkahalarına yeniden kavuşabilmek için sessiz dualar ederek...

"Atlattı" müjdesini kutlarken yorgun bedenindeki yaraları okşayarak, doktorun böldü sevincimizi:

"Yaşayamaz artık bu evde... Yüksek binalar ve beton duvarların gri kentinde" dedi, "O gitmeli... Ve kendine yeni bir hayat çizmeli..."

Bilsen, ne zor gitmen gerektiğini bile bile "Kal" demek sana...
Ne zor, senin için ebedi mutluluğun beni unutmandan geçtiğini bilmek...
Gitmeni asla istemediğim halde, buna mecbur olduğumuzu görmek ve sana bunları söyleyemeden "Git artık" demek...

"Beni ne kadar çabuk unutursan, o kadar çabuk kavuşacaksın mutluluğa" demek sana ne zor...

Sesimi, kokumu çekip alıvermek beyninden, sesin, kokun hâlâ beynimdeyken...

... Seni görmemek ve belki yıllar sonra karşılaştığımızda bana bir yabancı gibi bakmanı istemek senden...

... Yeni bir sevdayı yasakladığım kalbime söz geçirmek...
... Ve sonra kendi ellerimle bindirip seni yabancı bir arabanın arka koltuğuna, birlikte güneşlendiğimiz onca yazı, yanyana titreştiğimiz onca kışı, paylaştığımız bunca acıyı, onca kahkahayı ve bütün o uzak yeşillikleri katıp yorgun bedeninin yanına, arkandan pişmanlık gözyaşları dökmek ne zor...
... Ne zor hiç tanımadan seni emanet ettiğim bir şoföre "Hızla uzaklaş buradan ve gidebileceğin kadar uzağa git" demek...
... Yokluğunu beklemek, ne zor...

  

Bunları düşündükçe, şu anda uzakta bir yerlerde üşüdüğünü sezinleyerek panikliyorum. Bütün engelleri aşıp terkedilmiş caddeleri, kimsesiz sokakları. yalnız bulvarları arşınlayarak sana ulaşmak, sessizce başını okşamak, kulağına sevgi sözcükleri fısıldamak ve yavaşça üzerini örtmek geçiyor içimden...
Paylaştığımız bir mazinin, yitirdiğimiz bir geleceğe dönüşmesinden hicran duyuyorum.

Gizli gizli hüzünlendiğim akşamlardan birinde, terketmişlere özgü bir terkedilme korkusunu da yüreğimin derinlerinde duyarak sana koşmak, yaptıklarım ve daha çok da yapamadıklarım için özür dilemek ve

"Geri dön bebeğim" demek istiyorum

YALANCISIN

Sevgiyi anlatırdın bana durmadan
Ellerimi tuttun Gözlerime baktın
Sözlerin aşk doluydu sevgiye muhtaçtın hani
Sev dedin beni sev ölünceye kadar
Yalan Yalan yalancısın sen

Yanımda seven bir aşıktın delice
Şiirler dilinden dökülürdü şairce
Nasıl kucakladın nasıl sardın beni
Yalan yalan yalancısın sen

Oyunmuş oynadığın sevgi aşk adına
Geçici bir aşk oyunuymuş yaşadığımız seninle
Seven bir aşık oyuncusu nasıl olur
sorsalar bana sen
senin adresini veririm
sen gelirsin aklıma
Bukadar yalandan nasıl sever görünür insan
soldan sağa bulmaca sorusu
cevabı ise üç harfli bildiğim
sen
Yalan yalan yalancısın sen

Seviyorsan dururmu insan sevdiğini aramadan
Merak etmezmi aramadan sormadan
Nasıl geçirirki zamanı sesini duymadan
seviyorum deme artık yalan
Yalancısın yalancısın sen

Nefretime Yem Olacaks
ın...

Aşk İçin Yanmakta Güzeldir Bazen...

 

SEN GELİNCE…
silkiniyor, titriyor ve kendine geliyor şehir…
Gün ortası oluyor gece yarısı…
Sen gelince gidiyor yalnızlığım,umutsuzluk terk ediyor yüreğimi…
İçimi kaplıyor çocuksu bir sevinç…
Sokağımın adı “Mutluluk “ oluyor

SEN GÜLÜNCE…
gülüyor şehir…
Tüm sevinçleri kucaklayıp bana armağan ediyor…
Dağılıveriyor hüzünlü bulutlar bir çırpıda…
Derin bir huzur kaplıyor sokakları …
Ve hareketleniyor yüreğim uçacakmışçasına…
Utanıyor şehrin asık yüzü sana bakıp…
Tebessümler art arda diziliyor dudaklarımda…
Sen gülünce;ben de gülüyorum…

SEN KONUŞUNCA…
susuyor,Çıtı çıkmıyor hüzünlerin…
Koşar adım uzaklaşıyor ulaşılmaz hayallerim…
Susuyor vadesi dolmuş suskunluğum sen konuşurken…
Sözlerine sarılarak uyuyorum,sessizliğin yerine…

SEN SUSUNCA…
susuyor tüm şehir…
Gel-gitlerim bitmiyor kendi içimde…
Gidiyorum ama gelemiyorum…
Sen susunca..sesler susuyor,ben susuyorum…
Bu koca şehir susuyor…
Susuyoruz,susmalara lanet ederek…



SEN GİDİNCE…
benden gidiyor şehir…
Güneşini sırtına sarıp kayboluyor umutlarım ufukta…
Yollarım, yollarına düşüyor peşin sıra…
Gölgen görülmez oluyor saçlarımda…
Ve ben öylece kalakalıyorum koca bir boşlukta…
Tıpkı annesinin elini bırakıp kaybolmuş bir çocuk gibi…
Öksüz ve yetim…
Sen Gelince…
Sen Gülünce…
Sen konuşunca…
Sen susunca…
Sen gidince…
Vaz geçemiyorum iki nokta arasındaki gel-gitlerden…
Ya gel…
Ya git…
Yanıyor bu şehir içimdeki yangınımla…
Söndürmek mi? Ne çare…
Yanmakta Güzeldir Bazen…
Yakan değerliyse…

SEN BUNU BıLMEYECEKSıN(ESKİ BİR MEKTUP)

Mektubuma, edebiyatın son derece kalıplaşmış kelimeleri olan nasılsın iyi misin? gibi klasikleşmiş sözcüklerle değil de; seni sevdiğimi seni çok çok özlediğimi söyleyerek başlamak istiyorum.
Bir insanın yaşayacağı en zor duyguları yaşıyorum belki de...
Sana karşı duymuş olduğum özlem, uzun zamandır rüyalarımı süsleyecek kadar güzel olmasına rağmen en büyük eksikliği içime yediremedim. Bazen düşünüyorum da; her şey eskisi gibi olur mu diye? Ama bazen de bunun çok zor olabileceği düşünüyorum.Çaresiz, çok rahatsız bir hastanın beklediği küçücük bir ümit vardır ya, benim ümidimde belki o kadar ama bu ümit benim yüzümde en azından bir tebessüm bırakabiliyor. Aklıma her geldiğinde özellikle geceler.Sabaha kadar düşünüyorum.Her şey nasıl olmalıydı diye kendi kendime.En azından böyle olmamalıydı bence.
Aslında sen de haklıydın. Sonsuz bir türlü sabah olmayan gecelerde sana hak verdi zaten. Ne yapacağımı bilmediğim, yapa-yalnız geçirdiğim, bir türlü kimseye açılıp söyleyemediğim çaresizlik içinde akan bu göz yaşlarım senin içindi.
Seninle ilk tanıştığım günler, seninle sohbet etmek için can atardım. Her an aklımdaydın. Tek düşündüğüm kişi sendin. İçimde bir korku olmasına rağmen. Bu da ayrılıktı. Okulda evde dışar da aklım hep sendeydi. Bu da bana mutluluk veriyordu ne yapabilirdim ki. Hala bu kadar uzun zaman geçmesine rağmen sana ait hiç bir şeyi unutmadım. Unutamadım. Hatırlar mısın? Bir kez sen de bana unut diye akıl vermiştin. Unutmanın bu kadar zor olabileceğini öğrendim. Unutmak kelimesini o kadar çok özlemişim ki keşke unutabilsem o kadar çok denedim ki. Seni hatırlatacak bir şey karşıma çıkıyor yine. Yalnız kaldığım zaman bir tek şey düşünüyorum. Ne olabilir ki... Bu duygunun nasıl bir şey olduğunu tahmin bile edemezsin.
Belki de ilk defa böyle duygular içindeyim. Kendimi çok yalnız hissediyorum. Hayatımda ilk defa bu kadar derin duygular içinden hareket ederek birisine açılıyorum. Bunun zor yanı da duygularımı paylaştığım kişinin sevdiğim kişi olması.Belki de en zor dakikalarımı yaşıyorum şu anda. Şimdiye kadar duygularımdan kimseye bahsetmemiştim çünki...
Serin bir gecede, Yaşarın romantik şarkılarının eşliğinde şu yazıyı yazmak o kadar çok zor geliyor ki. Hiç göz yaşların benimkilerle yaşadı mı? Benim göz yaşlarım hiç yalnız kalmadı biliyor musun? Hep göz yaşlarıma eşlik ederdim. Hiçte soramazdım göz yaşlarıma neden ağlıyorsunuz diye? Korkardım... İçimde sakladığım bir tek dileğimde mutluluğundu. Göz yaşlarımın ardından hep mutlu olmanı dilerdim yıldızlardan.
Zaman öyle acımasız ki, beni dinleyen birini bulmuş iken yine çabuk olmamı istiyor. Zaman... Hep acımasızdı zaten...
Son cümlelerimi yazarken benim için çok kutsal olan aşkım kelimesini o kadar çok söylemeyi istedim ki... Bunu anlata bilmek mümkün değil. Benim yazacaklarımın hepsi bu kadar. Umarım ki mutlusundur ve her şey gönlünce olur. Kendine iyi bak...

 SENİ UNUTMAK KOLAY OLSAYDI KEŞKE....

YAZAN: NURŞEN (UNUTULMASI İMKANSIZ BİR MAZİYE)

 

 

 

July 07

SEVGİLİ...

 blitz00011oa1 i99542279_81664_2blitz00011oa1

Varlığın acı veriyor olsaydı bana;

seni ölümüne Sevmez,
gelmeyeceğini bile bile seni beklemezdim hala.
Ben sensizlikte bile seni "seviyorum" sevgili...gül
Sen hiç bilmedin ama,
yas tuttum ardindan
uzaklara gittiginde...
Tutunacak bir daldan mahrum kalan
sarmasiklara döndüm...
Köksüz kaldim,
öksüz kaldim,
sensiz kaldim,
su koskoca dünyada...

SANA SON SÖZ...

   

 

   

 

ya kendini bırak bana ya da beni bana bırakta yaşayayım.
bu nasıl ayrılık bir daha gelme gelme de alışayım.
ben senin yalnız kalışlarında tek adresin olamam.
ya benim ol herşeyinle ya da unut herşeyimle.
yıllardır denedik olmadı suç biraz bende biraz da sende
ama uzatmayalım artık sakın bir daha gelme.

ama alev alev de yanmıyor.
ayrılık zor ama beraberken de olmuyor.
yazılmışsa bir kez ilahi kalemle kaderimiz
hiç bir kalem kaderi silip baştan yazmıyor…

ya kendini bırak bana ya da beni bana bırakta yaşayayım.
bu nasıl ayrılık bir daha gelme gelme de alışayım.
ben senin yalnız kalışlarında tek adresin olamam.
ya benim ol herşeyinle ya da unut herşeyimle.
yıllardır denedik olmadı suç biraz bende biraz da sende
ama uzatmayalım artık sakın bir daha gelme.

ama alev alev de yanmıyor.
ayrılık zor ama beraberken de olmuyor.
yazılmışsa bir kez ilahi kalemle kaderimiz
hiç bir kalem kaderiii

ama alev alev de yanmıyor
ayrılık zor ama beraberken de olmuyor
yazılmışsa bir kez ilahi kalemle kaderimiz
hiç bir kalem kaderi silip baştan yazmıyorrr

 

 

YaLan SöLeme YaLaNım oLuRsun

OyuN OyNama OyuNcağım

OLuRsun!

 

 

 
   
Bu kaçıncı qün yokLuqunLa e$ oLduqum? Kaçıncı qece kimbiLir kanter içinde qeçirdiqim...
Kaçıncı yokoLu$ ,kaçıncı diriLi$...

unuTacaktım...

UnutmaLıydım ya beLki de...!

OLMADI...

U-NU-TA-MA-DIM!


????????



GÜZELİM,ŞİRİNİM,ŞAHANEYİM
ÇEKTİĞİN ÇİLEYE TEK BAHANEYİM
MELEKMİ PERİMİ BİLMEMKİ NEYİM
YAA BEN NE TATLI ŞEYİM 

 

Ne kAdAr zAmAn gEcTi bİlMıYoRuM hAnİ gElİrİm dEmİşTiN Ya BaK HaLa ÜmİtLe sEnİ BeKlIyOrUm...!GeLiNcE SeNi öZlEdİğİmİ AnLaTaMaSsAm ŞaŞmA KoNuSmAk GeRcEkTeN GüCüMüN DıŞıNdA oKdAr cOk BeKlEnTiN Ki...!sEnN iÇiN sAkLaDıĞıM hErSeYi aLdIlAr....gElİrSeN VaZgEc dÖn...YoLa CıKmIşSaN döN....aRtIk GeLmEsEnDe OLuR....!

 

 

ANLAMSIZ...

   
 
 

Öyleyse şimdi ben kalıyorum, sen gidiyorsun ya hangimiz yenik, hangimiz galibiz bu hayatta?!!!

SEN BENİM YAĞMURLARIMDA GEZİNEMEZSİN ÜŞÜRSÜN...!

Belki Sandığın Kadar Ukala,
Belki Ummadığın Kadar Mütevaziyim!!
Biraz Saklıyım.Bazen Yasaklıyım!!
Kimseyi Örnek Almam.Kimseye Örnek Olmam!!
Arkama Bakmam."ASLA"Demem."KEŞKE"leri Hiç Sevmem.
Eleştiri Dinlerim.Nasihat Dinlemem!!
Kimse Bana Masal Anlatmasın!!

Çocukken de Sevmezdim Zaten..! 

 

BENDE YÜKSEK GERİLİM VAR AŞKTA KÖTÜ SİCİLİM VAR

BENDE YÜKSEK GERİLİM VAR AŞKTA KÖTÜ SİCİLİM VAR
  

http://duygusal-ethem.spaces.live.com/

Fazla sevdim seni .Fazla sakındım seni gözümden..
Fazla özledim vazla bekledim
Fazla dinledim seni.
Fazla anlattım sana..
Derinliğim fazla geldi sana.
Fazla korktu gözün..
Sense en kolayını seçtin görmezlikten geldin.
Çırpınırken sana,
Sense yaraladın beni her adımda.
Biliyordun çünkü heryerimi, herşeyimi..
Bu acı fazla bedenime, ruhuma kalbime..
Yüreğim fazla yaralandı, kırıldı..
Elinden gelenin fazlasını yapsanda artık
eskisi gibi olamaz ki..

http://duygusal-ethem.spaces.live.com/

İşte bende hayatımdaki tüm fazlalıkları temizliyorum.
Öncelikle en fazla yeri olan"seni"gönderiyorum hayatımdan.
Özgürsün artık, fazlalıklar ağır gelmeyecek sana..
Ben temizlendikten sonra
Fazlalıkları çıkarınca hayatımdan,
Ruhum eksilmiş, kaybolmuş ama ben çoğalmış olacağım bu hayata..
http://duygusal-ethem.spaces.live.com/
Doğru ya haklısın ben fazla geldim sana..
İşte bu yüzden fazlasıyla bencillik yapıyorum ve terk ediyorum bu hayatı.
Öylece gidiyorum Fazlasıyla yalnız
Fazlasıyla yorgun Fazlasıyla kırgın
 Fazlasıyla bıkkın
Ve fazlasıyla dönüşü olmayan imkansız diyarlara gidiyorum
Gerçi bu elveda da fazla sana ya
Neyse.. Elveda..

 
  http://duygusal-ethem.spaces.live.com/

BİLESİN...

 

deqistiremezsiN beNi, kaSma bo$a beN buyuM ... biRaz huySuz biRaz kıRık, beN kendimLe mutLuyum ...
вıяgüηмυтℓαкα

 
 
Kalan GiDeni GiDen YoLuNu iyi BiLiR..!

 

 

Image Hosted by ImageShack.us

 

rose1.gif rose4 image by kleinerpegarose1.gif rose4 image by kleinerpega

 

Öpüyorsam ayrılığı gözünden
Söküyorsam yüreğimi göğsümden
Geçiyorsam gözlerinin içinden 
Sana olan sevdamdandır bilesin
Geçiyorsam bir çiçeğin özünden
Sana olan sevdamdandır bilesin
    

     

Meğer ne yalnızız insan olmuşsak
Yaprak gibi dalda sessiz solmuşsak
Yeri gelmiş acıya da gülmüşsek 
Sana olan sevdamdandır bilesin
Yeri gelmiş ayrılığa gülmüşsek
Sana olan sevdamdandır bilesin
     

    

Biliyorum sen yine
Parmak uçlarında üşüyorsun.
Aramızda kıvrılıp yatan uzaklığa İnat, ayaklarınla kasıklarımın Kasırgasını,
Ellerinle yüreğimde yaktığın ateşi Düşlüyorsun.
Sularımız sızıp karışıyor ay Karanlıkta
Ve çırılçıplak bir ırmağa Dönüşüyoruz yatağımızda.
Apansız pencerende gülümsüyor Güneş, ne güzel!
Bütün parmakların tıkır tıkır işliyor.
İştahla biliyorsun, yaşamaktır aşk
Geceyle gündüzün sessiz geçişimidir Bir uyku boyunda
Delice bir yangın parmaklarının Buzulunda
Ah şahrud,
Her yerimiz nasıl da şaşırıp kalmaya İstekli!
     

      

Karşılıksız sevebilmekse sevda
Gerçek seven küle dönmüş her Çağda
Elim kolum bağlanmışsa kıyında
Sana olan sevdamdandır bilesin
Seydunayım gebermişsem kıyında
Sana olan sevdamdandır bilesin

BIRAKTIĞIN YERDEYİM...



 

BIRAKTIĞIN YERDEYİM
http://duygusal-ethem.spaces.live.com/http://duygusal-ethem.spaces.live.com/ 
Bir ateş düşerde yüreğine, ararsan beni sevdiğim
Bil ki yoruldum, gidemedim, uzaklarda değilim...
Yarım kalmış, çaresiz sevdaların, ilk acısında,
Oynanmış, kırılmış gönüllerin, son sancısında,
Gidene dökülen gözyaşının, her damlasında,
Sevmeye küsmüş yüreğinin, tam ortasında,
Yokluğunla beni başbaşa bıraktığın yerdeyim...
http://duygusal-ethem.spaces.live.com/http://duygusal-ethem.spaces.live.com/http://duygusal-ethem.spaces.live.com/ 
Issız, sessiz, kimsesiz, isimsiz bir yerdeyim,
Çaresiz, dertli, ümitsiz, sensiz divaneyim.
Yıkılmış, eskimiş, anılarla dolu bir viraneyim,
Gittin, ama unutma, hep o bıraktığın yerdeyim...
http://duygusal-ethem.spaces.live.com/http://duygusal-ethem.spaces.live.com/http://duygusal-ethem.spaces.live.com/ 
Kalbim kırık, umutlar tükenmiş, yıkılmış hayallerim,
Gönlüm yasta, gözler kurumuş, boş kalmış ellerim,
Sevgim hüsran, şarkılar hazin, mezar olmuş gecelerim,
Çabam nafile, esirin olmuşum, hâlâ bıraktığın yerdeyim...
http://duygusal-ethem.spaces.live.com/http://duygusal-ethem.spaces.live.com/http://duygusal-ethem.spaces.live.com/
Bir gün, ağır gelirde sevgin, yıkılırsa dünyan başına,
Her gün kırılırsa kalbin, kalırsan kimsesiz bir başına,
Çekip giderse senin gibi, acımadan, kıyma gözyaşına,
Yıkılma sen benim gibi, gel, hâlâ bıraktığın yerdeyim...

http://duygusal-ethem.spaces.live.com/http://duygusal-ethem.spaces.live.com/http://duygusal-ethem.spaces.live.com/

DUR...

                                                                                                                                                                       

 
 
 
ethem  ethemethem
 

Dur... Dur... Dur...

Image Hosted by ImageShack.us
Damarda akan kana.
Candan seven insana.
Dur diyebilir misin?
Image and video hosting by TinyPicImage and video hosting by TinyPic
Yağan yağmura.
Esen rüzgara
Dur diyebilir misin?
 

Deniz dalgasına
Gönül sevdasına
Dur diyebilir misin?

Açan çiçeğe
Bir acıya bir gerçeğe.
Dur diyebilir misin
  Doğru söze.
Yaş dolan göze
Dur diyebilir misin?

Doğan Güneş'e
Dosta kardeşe.
Dur diyebilir misin?

ethem    ethemethem

    

 

 Ben Yüreğime Söz Geçiremedim

Image and video hosting by TinyPic

Umudumu ezip geçti yüreğimin hüznü…
masmavi hayallere kapattı yollarını koyu

sessizliklere merhaba derken….
Şimdi ağır yükler bindi omuzlarıma

taşıyabilir miyim bilmiyorum…

TinyPic image   TinyPic image   TinyPic image   
Gözlerim anlamsız bakarken bugüne bile
yarınların hayalini kurabilir miyim?
Küçük bir çocuğun ürkek bakışlarıyla görüyorum hayatı

 

Yeri,göğü,çiçeği,ağacı…
En güzeli düşünürken en kötüyü yaşayan gözlerle…

Yaşanamayanların hayal kırıklığı…
Yaşanmışların pişmanlığı…
Yaşanacakların korkusuyla…

barrapeqec6.jpg picture by ankara-murat
Sonbaharın umarsızca sararıp dökülen yaprakları gibi
Güzel düşlerimin rüzgârla savruluşunu izlemek
Gün be gün…

lampiezm01cw4mb1.gif picture by ankara-murat lampiezm01cw4mb1.gif picture by ankara-muratlampiezm01cw4mb1.gif picture by ankara-murat

Çok zormuş yüreğim… Öylesine zor…
Söylesene yüreğim

Gündüzün aydınlığı zifiri karanlıklara eş mi olacaktı?
Benim her anım gece mi olacaktı….
Cevapsız sorular sıralanıyor ardı ardına beynimde


Tıkadım kulaklarımı duymasın hiçbir şeyi diye
En yalnız anımda sığınmışken Yaradana
İstemem yanıma gelmesin kimse…

Image and video hosting by TinyPic  Image and video hosting by TinyPic  Image and video hosting by TinyPic 

Sevinçlerimi bilinmeyen yarınlara gömdüm
Ve biliyorum yüreğim tek suçlu benim

Yaşadığım her acıyı ben sende biriktirdim

Gözyaşlarımı sende sakladım
Avaz avaz bağırmadım

Çığlığımı duyurmadım

img519/804/z61v0nvxqm4mr7.gifimg519/804/z61v0nvxqm4mr7.gif

Ne varsa dilimde derinliğine attım…
Öyle hüzünlere boğdum ki seni

Mutluluğa ayıracak yer bırakmadım…
Sitemim sadece kendime
Kızgınlığım da…

Photobucket

Umudumu ezip geçti yüreğimin hüznü desem de
Umudumu hüznüme yenik düşüren benim…

Ben yüreğime söz geçiremedim
Ben yüreğimi güldüremedim…




ethem 

Image Hosted by ImageShack.ushttp://duygusal-ethem.spaces.live.com/ Image Hosted by ImageShack.us

Photo Sharing and Video Hosting at Photobucketethem ethemPhoto Sharing and Video Hosting at Photobucket

Photo Sharing and Video Hosting at PhotobucketethemPhoto Sharing and Video Hosting at Photobucket

 

ÖYLE SEVMİŞİM Kİ....

                                                     

GideN gün geLir DönmeK iSteR,BırakıN DönsüN,Ne Kaybettiğini BiR Daha GörsüN...!
 

ÖYLE SEVMİŞİM...

 

 

 

  

   Gidiyorum diyorsun....
Ben sana coktan veda ettim bilmiyor musun?????

Düşler sokaginin kaldırım taslarından biri eksik
senin yüzünden hala anlayamadın mi?
yanımda bu yüzden yürüyemiyorsun.


Ben senin ayrılığına sevdalandim artık sevgili.!!!
Ayrılıgında bir baska guzel oluyorsun..

Yazabilicegim öykulerin en guzeli senin icin olabilirdi, oysa sen yazilmis öykülerimi sevdin. yazilmiş öykulerde acı var öfke var sevgili ve
yoklugunda en az onun kadar,
ben yokluguna sevdalı
sen yoksun sevgili ben sana tutsak,
hayallerin bittigi yerde orda bulusacagız
birgun o zamana kadar ,

''elveda..''

Hoşçakal

SEVDİĞİNİ UNUTMAK BU KADAR KOLAY MI

Aşk, sevdiğinin göz yaşına talip olmaktır acıyı yüreğinde kimseye sezdirmeden taşımaktır. Sevgi, sevdiğiyle acısını sevincini paylaşmaktır, Aşk gelmiyeceğini bile bile beklemektir terk edeceğini bile bile ona sarılmaktır. Şüphesiz ve sitemsiz sevgiliden bir yudum sevgi istemek değil ona gökler dolusu sevgi sunmaktır karşılıksız ve çıkarsız. Nerden çıktın karşıma demek değil neden daha önce çıkmadın demektir varmısın böyle bir SEVGİYE

    
 
 
y1piBWf3gd7HrkmWRHRYgnx-ivCiFEfGwnv8DKEu43j3p3AULUTjI8xRRoqnqwuFDNnJ2NQp1WQ08c[1]                                                                                                           estrela[1]  

 

y1pkEMXJriDTJwyWk60Mb08IENcYwWaFTa8fQBwUBBwC6V6O-nrN-_fqqP93iDYt6_XwHkcx2z21BA[1]092043306d0f9cfc2[1]

 

Biliyorum bugün kulakların bir başka çınlayacak, anlayacaksın seni yine nasıl andığımı, özlediğimi. Ellerin titreyecek, gözlerin yollarda kalacak, sende hissedeceksin yüreğimde neler hissettiğimi!

        nice[1]                                                             sevdicegim7ky6jr[1]

092043306d0f9cfc2[1]           oguz[1]      

Ah, benim geçmişimin hatırasından hatırıma bir daha gelen sevgilim... Seni kalbimin hangi kuytusunda saklamalıyım şimdi? Seni hangi vadilerin rüzgarına yazmalıyım? Hangi rüzgarların elvedasına? Çık gel haydi, hangi gün olursa olsun. Ben beklemedeyim. Telefonların sessiz tellerine, mektupların harf kataloglarına değil, rüzgarlara yazdım adını... Rüzgarlarla bekliyorum seni...

2lsywdv[1]        y1piBWf3gd7Hrm81RPdze_0NKm3E5jTDOUHJNwGX0iBLGoWMhhmV5w--i-QrTtEU9H_2ZXQhcezjDQ[1]  2lsywdv[1]

 

 

GENÇ BİR ÇOÇUK sewgilisini motorun arkasına almış hızla yol alıyordu birden genç kız: sewgilim çok hızlı gidiyorsun yawasla die seslendi ama cewb alamadı genç çoçuktan bırdaha aynısnı tekrarladi... bu sefer cwp gelmişti bir şartla yawaslarım önce beni sewdini sölıceksn sonrada başımdaki kaskı çıkarp kendi başna takıcaksn kız çoçugun dedinı yapmıştı... ertesi gün gazatelerde bir baslık ölüm ayrdı..... haberin içerigi şöyleydi aşrı hız yüzünden kontrolden çıkan motorun sahibi hayatını kaybederken arkasnda oturan kız arkadaşı kazayı hafif sıyrıklarla atlattı. ama gercek öyle değildiii genç çoçuk motorun frenlerinn boşaldını anlamştı ama kız arkadaşına belli etmemiş son kez kendisini sewdini duymak istemişti we sewdinin hayatı uğruna kendi hayatını feda etmşti işte gercek aşkın anlamı buydu

 

 

y1pEg_HrJz0EvsZ_oNaPd5fyyJ80pFw3EMp3Cv6uzmPcuJTpACrzB-h4O7rmqZ9x51RFn50cvvz3RE[1]




 

Artık gitme demeyeceğim, zaten iyice hazırsın bu sefer.
Her
şeyi yanında götür; anılarımızı, umutlarımızı, sevgimi de al belki lâzım olur.
Tek kelime etmesem diyorum, ama etmeliyim, sana bilmedi
ğin bir şeyden bahsetmeliyim; kendimden.
Evet, onca zaman tanıdı
ğını sandığın benden.
Hırçın yanımı gördün daha çok, oysa öyle uysal bir çocukmu
şum ki.
Neydi beni zaman zaman hoyrat yapan?
Sanırım, dü
şünmedin.
Birini ayrı tutsam da renklerin hepsini sevdim, mevsimleri de.
Aslında çok
şey var sevdiğim, kavgalar ve savaşlar dışında bir de niye olursa olsun vedalaşma anları..
İsterdim ki uyumlu halimi yaşasaydın daima ama bana hep vurgun
saatlerinde geldin, ya da sen vurdun.
Uzaklara bakardım uysal çocuklu
ğumda içimde dolmayan derin boşluğumla, denizden gelecek ,
bir gemi bekledim durdum, sonra yıldızlara baktım yıllarca ve sen sandı
ğım bir yıldıza.
Kadınlar, erkekler, çocuklar ve
şehirler tanıdım, çoğunu da sevdim.
A
şklarım da oldu, hem de uğruna ölebileceğim aşklar, ama en çok seni sevdim.
Ve
şimdi gidiyorsun, evet git.. içimdeki melek sana dua edecek.
Sanırım kahrolmayaca
ğım bu veda sahnesine - senin baban öldü mü?
Bu gidi
ş ölümden beter olamaz.
Hangisi do
ğru bilmiyorum,
Seni uğurlayıp öylece kalmak mı?
Yoksa, benim uyumamı bekleyip gitmen, benim de sensiz sabaha uyanmam mı?
Bence
şimdi git, hayır gitme! Yani git de önce üstümü ört, ben uzanayım
şöyle, ışığı kapat ve git.
Hayır hayır gitme!
Yani git de ı
şığı yak git, ben karanlıktan korkuyorum da!
Hem sensizlik hem karanlık bu kadarı fazla.
Üstümü de örtme bu
şefkat de fazla, ışıkların hepsi açık olsun.
İçim burkuluyor sen nasıl gidersen git.
Dur, burayı iyi dinle; bir kez daha söylüyorum ve son kez.Seni seviyorum.
Sen giderken ben içimden haykıraca
ğım 'kusursuz bir aşktı bu' diye.
Kusursuz bir a
şktı benim sana büyüttüğüm sen ne yaşadın bilmiyorum...
Yine de tanıdı gönlüm ya
şadı.Bir kusursuz aşk büyüttüm sana, pişman değilim

 

Severek ayrılanlar bilirler ayrılığı
Sen benim e
ş ruhumsun
Unutmu
ş olsan hissederdim
Unutmu
ş olsan yanımda durmazdı her sabah hayalin
Seni görmek için geri geldim
Sen gideli çok olmu
ş
Nereye gidersen git
Çantanda bir resmim aklında gülü
şüm olsun
Ben seni gerçekten sevdim
Bitmez demi
ştim bitmedi

 

askk[2]

 

Sevmek,begenmektir. Sevmek, özlemektir. Görmek 
istemektir sevmek... 
Ve sevmek, görmeden duramamaktir.Sevmek, israr 
etmektir. Sevmek, vazgeçmemektir. 
Pes etmemektir sevmek...Sevmek, merak etmektir. 
Sevmek, sevdigine "Sevgilim" diyebilmektir. 
Dokunmak istemektir sevmek. 
Sevdigine yakin olmak istemektir. Soludugu havayi 
solumaktir. Sevdiginin haliyle hallenmektir. 
Ve sevmek, sevdigini yasamaktir. Sevmek, hissetmektir. 
Sevmek, üsümektir. 
Titremektir sevmek, Sevgiliyi düsünerek... 
Sevmek, temmuz günesinde suyu, sicak çöllerde gölgeyi 
özlemektir. 
Sevmek, atese düsmektir. Kor olmaktir sevmek, 
yanmaktir. 
Sevmek, ölmektir bazen, Sevgilisizligi düsünerek... 
Sevgilinin ölümsüzlügünü düsünmektir. 
Sevmek, yok olmaktir Sevgilide... 
Sevgilinin yüreginde olmaktir. Yüreiginde tasimaktir 
Sevgiliyi... 
Ve sevmek, belki bazen sevilmektir. 
Sevmek, istemektir, hiçbirsey beklememektir. 
Hesaplamamaktir sevmek... 
Sevmek, inanmaktir. Sevmek yasamaktir. 
Sevdigini kendisi gibi, kendisinden de çok 
duyumsamaktir. 
Sevmek, sevdigi olmaktir. Sevdigi ile sevdigini 
paylasmaktir. Sevdigi ile kalbini bölüsmektir sevmek. 

...Ki tek kalp olunsun. 

Sevgide son yoktur. Biten sevgi yoktur. Bitmis gibi 
görünen sevgi vardir. Vazgeçis de yoktur sevgide. 
Yasadikça yasatilir sevilen. Vazgeçmis gibi görünmek 
vardir bu yüzden. 

Vazgeçmek degil... 

Sevmekte istemek yoktur. Sevgilinin oldugu yerde son 
bulur istekler. Birsey varsa istedigin bu senin için 
degil sevdigin içindir. 
Hatta o'dan o'nun adina istersin. o'nu daha sonsuz 
sevebilmek için istersin. Istersin ama birgün gelir bu 
isteklerde son bulur. Kendinden istersin artik. 
Sevgiliyi daha çok sevmek istersin kendinden. Sonsuz 
kilmak istersin o'nu... Sonsuzluga götürmek, o'nunla 
sonsuzluga varmak istersin. Bu yolda sevgili olur mu 
olmaz mi. Sevgili bunu belirler sadece. 
Sevmek, sevgiliden sevgiliyi istemeyi ögrenmektir. 
Sevmek, sevgiliyi sevgili olmadan sevmektir. 
Sevmek, sevmek istemektir. 
Sevmek, beklememektir. Beklentilerin son buldugu bir 
duraktir o... 
Öyle ki, tüm gerçekler, tüm dünya silinir gider. Ne 
o'dan anlasilmayi beklersin, ne o'nu anlamayi... 
Ne o'nun gelmesini beklersin, ne o'nun Leyla, 
olmasini... 
Bekledigin birsey yoktur. Sevmeyi, daha çok sevmeyi 
becermenin disinda... 
Sevmek, gücenmemektir. Sevmek, sevgilinin hiçbir 
sözüne üzülmememeyi ögrenmek demektir. Sevgilinin ölüm 
hançerine bile "hayir" dememektir sevmek. Sevgiliden 
gelen her hareketi, her sözü kabullenmektir. 
Ihanetlere, hainliklere bile üzülmemektir. Sevgiliden 
gelen ölüm emrine, "ölürüm" diyebilmektir. 

Sevmek, ÖLMEKTIR. 

Sevmek, ölmeyi bilmektir. Sevgili için yasamaktir. 
o'nun eli, gözü, kalbi olmaktir. Ama artik o'nun 
birseyi olunmadigi zaman ölmesini bilmektir. 

Sevmek, vermektir. Almamaya yemin ederek vermektir
Ama almalar kurtaracaksa sevgiliyi, almasini da 
bilmektir SEVMEK. 
Sevmek, tükenmektir. Sevmekten ölürken tekrar 
varolmaktir o sevgiden. 
Sevmek, sevgili olmaktir. Sevgilinin yüzündeki gülücük 
olmaktir. O'nu yasama döndürecek bir damla su 
olmaktir. Sevmek sevgilinin limani olmaktir. 
Sevdiginin cani olmaktir. Ölümü istediginde verebilsin 
diye ölmeden... 
Sevmek, güvenmektir. Sevmek, onaylamaktir. 
Sevmek , sevgiliyi bir nefes gibi, bir ses 
gibi yakin olmaktir. 
Sevmek çok ötelerde olsa bile yakin olmaktir. 
Sevgiliye... 
Sevgilisizken sevgiliyi sevmektir. 
Sevmek, herseyi göze almaktir. Sevgilinin oldugu 
cehenneme yürüyüp olmadigi cennete girmemektir sevmek. 
Sevmek, bir olmaktir. 
Sevmek, sevmeyi haketmektir. 
Sevmek, sevgilisiz geçen gecelerin sabahina varmaktir. 
Sevgilisiz geçen gecelerde sevgiliyi yasamaktir. 

ASK, BIR SEVMEKTIR. BIR KERE SEVMEKTIR. 
VE SEVMEK, 
BUNLARI GÖRMEDEN BILE HISSEDEBILMEKTIR.

Image Hosted by ImageShack.us 

                            estrela[1]                                                                                                                y1pEg_HrJz0EvvqcwTn5iq8Ue8IXkqgqycMy6waANwNScgDzR26qC5n6ktS6b4DsuIkPq-07WXStOI[1]

 

 

 

 

cuori3vy[1]

Sana nasil anlatsam bilmiyorum. Ama bildigim tek ama tek $ey seni delicesine cok sevdigim. Seninle öyle bütünle$tim ki ayrilmak degil kopamiyorum senden. Ne seni birakabiliyorum; ne de kendimi hice sayiyorum. Bunlarin ikisini de yapamiyorum. Cünkü artik dü$ünemiyorum. Kafama, benligime o kadar yerle$mi$sin ki; seni oradan cikartmak olanaksiz. Belki kendimi kücük dü$ürüyorum ama sevgide kücük dü$me söz konusu olsa bile seve seve senin icin her adimi atarim. Seni o kadar cok sevdim ki artik a$kim senden bile öte. Seni sevdigimi daglara, ta$lara kisacasi her yere; bütün kainata haykirmak istiyorum Seni Seviyorum!!
Bu kelime topluluklarini defalarca senin icin ama yalniz senin icin tekrarlayabilirim. Biliyor musun; seni sevdigimden beri artik cevremdeki her $ey gözüme daha güzel daha ho$ ve de daha ümit verici gelmeye ba$ladi cünkü onlar bana seni hatirlatiyor...
Daglar gibi sende icimde cok büyük tutunulmasi zor bir yerdesin. Tepeler gibi sende icimde ula$ilmasi zorsun.
Zirveye sadece bir ki$i cikar senin ya$aminda; i$te o da ben olmak istiyorum zirvede tek ben; BEN VE SEN!
Su gibi berraksin ama icimdekileri de alip götürüyorsun, yol gibi senin de sonun yok; yani seni sevmenin sonu yok!… Bu böyle nereye kadar sürer bilemem tabi. Bunu ben belirleyemem; ama $unu bil ki seninle ölüme bile varım..!Sensiz gecen bir gün degil bir salise bile dü$ünemez oldum. Sen benim; benligim, varligim, hayatim, gelecegim, cilginligim, sevincim, mükemmelim, sevdicegim kisacasi her$eyim her$eyimsin...
Sensiz bir hayatin oksijensiz ya$amdan farki yoktur. Aldigim nefes ictigim su yürüdügüm yol her$eyde sen ve senden izler var.
Seni seviyorum...Seni seviyorum...Seni seviyorum...Seni seviyorum...Seni seviyorum!!!!

 

anigif118ec3nu[1]

 

 

  smlresm400rg9[1]

Seni düşünmek güzel şey, ümitli şey,
Dünyanın en güzel sesinden
En güzel
şarkıyı dinlemek gibi birşey...
Fakat artık ümit yetmiyor bana,
Ben artık
şarkı dinlemek değil,
Şarkı söylemek istiyorum

03tt0[1]

εfsαиε Aşк

 

Y@R@M@Z
 
silverblink.gif picture by ea_mia
 
silverblink.gif picture by ea_mia
 
yaramaz
silverblink.gif picture by ea_mia
 
silverblink.gif picture by ea_mia
Y@R@M@Z
 
silverblink.gif picture by ea_mia 
 
silverblink.gif picture by ea_mia
June 20

SEVGİLİM SEN BENİM CAN DAMARIMSIN...

Senden önce öylesine nefes almış bu beden
Seni beklemişim ben bir ömür boyu
Meğerse hiç bilmeden
En büyük aşkımdın belki ama
En büyük korkumdun bir yandanda
Ya bir gün biterse bu aşk diye
Ağlıyorum her gece 
Ben senin kalbinde hayat buldum
Sen alın yazım ilkbaharımsın
Yokluğun sanki kıyamet gibi
Sevgilim sen benim CANDAMARIMSIN
           
 
by 
by 
by 
by 
by 
More...
  • Send a private message
  • Subscribe to RSS feed
  • Tell a friend
  • Add to My MSN
  • Add to Live.com
  • Add to your network

Windows Media Player

No list items have been added yet.